'Ekolojik yaşamı, kadın özgürlüğünü ve demokratik toplumu savunuyoruz'
Çok sayıda ekoloji örgütü, kadın örgütü ve demokratik kitle örgütü, HTŞ'ye bağlı ve Türk devleti destekli çetelerin Rojava'ya dönük saldırılarına karşı ortak bir yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Bizler için Rojava'yı savunmak, kadın özgürlüğü, birlikte yaşam ve ekolojik yaşam pratikleriyle örülen bir toplumsal deneyimi savunmaktır" denildi.
Çok sayıda ekoloji örgütü, kadın örgütü ve demokratik kitle örgütü, HTŞ'ye bağlı ve Türk devleti destekli çetelerin Rojava'ya dönük saldırılarına karşı ortak bir yazılı açıklama yaptı.
Kürt kentlerine dönük baskı ve saldırıların derinleştiğine dikkat çekilen açıklamada, "Bizler için Rojava'yı savunmak, kadın özgürlüğü, birlikte yaşam ve ekolojik yaşam pratikleriyle örülen bir toplumsal deneyimi savunmaktır. Kadınların öncülüğünde kurulan, doğayla uyumlu ve kolektif yaşamı esas alan örnekler, Rojava'nın hayatı yeniden kurarak direndiğinin somut göstergeleridir. Bu deneyim, savaşın ortasında bile toprağın, suyun, müştereklerin ve kadınların öz örgütlülüğünün nasıl savunulabileceğine dair güçlü bir politik-etik iddiadır" denildi.
'ROJAVA'YA DÖNÜK SALDIRILAR, EKOLOJİK YIKIMIN GENİŞLEDİĞİ BİR EŞİKTİR'
Açıklama, şöyle devam etti: "Ekoloji hareketi açısından mesele daha da açıktır. İklim krizi çağında, savaş ve işgal dalgaları yalnızca insanları yerinden etmez; ekosistemleri parçalar, suyu ve toprağı silaha çevirir, tüm türlerin yaşamını hedef haline getirir. Rojava'ya dönük saldırılar, tam da bu nedenle, yalnızca bir bölgesel çatışma başlığı değil; ekolojik yıkımın ve otoriter güvenlik rejimlerinin aynı anda genişlediği bir eşiğe işaret etmektedir. Çağrımız nettir. Kuzey ve Doğu Suriye'de sivillerin, kadınların, çocukların ve yerinden edilenlerin güvenliği derhal güvence altına alınmalıdır. Aynı zamanda HTŞ iktidara geldiğinden beri devam eden Dürziler, Hıristiyanlar, Aleviler ve Sünni İslam'ın dışında kalan tüm kesimlere yönelik katliam ve yerinden etmelere acilen son verilmelidir. Tüm Suriye'de ateşkesin kalıcı hale gelmesi, siyasi müzakere zeminlerinin yeniden kurulması, etnik ve dinsel grupların yaşam hakkı başta olmak üzere haklarının tanınması ve uluslararası insancıl hukuka uyulması gereklidir."
İMZACI KURUMLAR
İmzacı kurumlar şu şekilde: Doğayla Barış Çalışma Grubu, Ekoloji Birliği, Türkiye Çevre Platformu, İklim Adaleti Koalisyonu, Adaların Atları Platformu, Adana Ekoloji Platformu, Avrupa Devrimci Demokrat Komün İnisiyatifi, Bakırköy Kent Savunması, Barış İçin LGBTİ İnisiyatifi, Burhaniye Çevre Platformu, Bursa Su Kolektifi, Datça Kadın Platformu, DEM Parti Ekoloji, Tarım ve Hayvan Hakları Komisyonu, Demokrat Çerkes Kongresi Girişimi, Doğanın Çocukları, Ekoloji Politik, Ev - Eksenli Çalışanlar Sendikası, HDK Ekoloji Meclisi, İnsan Hakları Derneği Ekoloji Ve Yaşam Hakkı Komisyonu, İstanbul 12. Trans Onur Haftası, Jineps Gazetesi, Kadın Hafıza ve Dayanışma İnisiyatifi, Kadın Savunma Ağı, Kadının İnsan Hakları Derneği, Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi, Kayy-Der, Kazma Bırak Kampanyası, KESK Haber-Sen, Kuşadası Çevre Platformu, Kuşadası Kadın Platformu, Kuşadası Kent Dayanışması, Malatya Çevre Platformu, Meşe Derneği, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Muğla Çevre Platformu -MUÇEP, Özgür Baretliler, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Ekoloji Komisyonu, Polen Ekoloji Kolektifi, Sağlamcılığa Karşı Kadın Hareketi Derneği, Samandağ Ekoloji Platformu, Sosyal Adalet Hareketi (SAHİ), Süphan Dağcılık Çevre ve Ekoloji Derneği, SYKP Ekoloji Meclisi, Tarım Orkam Sen, Validebağ Savunması, Van Çevre Derneği, Yeşil Sol Parti Ekoloji Meclisi, Zilan Ekoloji Platformu, 78'liler Hareketi