20 Haziran 2024 Perşembe

Defne'de tüm evler yerle bir olmuş

Yoksulluğun yoğun olduğu Defne ilçesi neredeyse tüm evler yerle bir olmuş, insanlar çaresizce ya evlerine bakıp ağlıyor ya da bir parça da olsa eşyasını kurtarmaya çalışıyor. Depremin bir diğer gerçeği ise enkaz altında yakınlarını arayanlar.

Maraş ve Antep merkezli meydana gelen deprem çok sayıda kenti de etkiledi. Bu kentlerden biri de Antakya. Depremin ardından kent adeta kendi kaderine terk edildi, yardımlar da arama-kurtarma çalışmaları da sınırlı.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve Devrimci Parti ile "dayanışma yaşatır" diyerek dün akşam yola çıktık. Sabahın erken saatlerinde kente gelmemize rağmen trafiğin kilitli olması nedeniyle saatlerce deprem alanına ulaşamadık.

İçinden geçtiğimiz Dörtyol'da karşılıklı binalar yıkılmıştı.

Yol boyunca görmediğimiz yetkililere kent içinde de rastlamadık desek abartı olmaz. Kilitlenen trafiği ambulans ve itfaiyeye açmak için halk arabalardan inip yönlendirmeye çalıştı. Bu sırada art arda orta şeritten askeri araçlar geçti. Bir yerde göçük olduğunu ve yardıma gittikleri düşüncemiz az ilerde durdukları restorant önünde gördüğümüzde değişti.

Uzun saatler katlandığımız trafik sonrası Defne'ye varabildik. Yoksulluğun yoğun olduğu ilçede neredeyse tüm evler yerle bir olmuş, insanlar çaresizce ya evlerine bakıp ağlıyor ya da bir parça da olsa eşyasını kurtarmaya çalışıyor. Depremin bir diğer gerçeği ise enkaz altında yakınlarını arayanlar. Orada olduğumuz esnada en az üç kişinin cansız bedeninin enkaz altından çıkarıldığına tanık oldum.

Depremden etkilenen bir aile bulunduğum araca bindi, son anda evden çıkabilmişler ancak bir kişiyi depremde yitirmişler. "Elimle çıkarmaya çalıştım başı elimde kaldı, bedenini çıkaramadım" diye anlattı yakını. AFAD ekiplerinin gelmediğini gelse de çok yetersiz olduğunu anlattı sonra.

Onları gideceği yere bıraktıktan sonra yıkımın ağır olduğu Uğur Mumcu Meydanındayız. Burasını tarif edecek en doğru kelime, "hayalet kent". Buraya üç gün boyunca hiçbir yardım gelmemiş, bugün Antalya Belediyesi meydana çadırlar kurdu ancak boş. İnsanlar beton üzerinde oturuyor. Çadırlara bakarken bir kadının çığlığını duydum.

Enkazların önünden geliyordu. Çekmece Bulvarı üzerinde bulunan Azcan Apartmanı. Kadınlar ağlayarak gördüklerini elinden tutup enkaza götürüyor. 6 katlı bir apartman en az 10 kişi göçük altında. Küçük bir kızın saçları görünüyordu. Elleriyle molozları çıkarmaya çalıştılar lakin bir kez daha bina sallandı. Ağlayarak yaşadıklarını anlatan apartman sakinleri, "Seslerini duyuyoruz kimse gelmedi. Saatler sonra geldiler. En az 30 artçı hissettik sürekli sallanıyoruz. Burada on kişi var neden bize yardım etmiyorlar" dedi.

Cadde üzerinde yıkılan apartmanlardan diğeri de Gülengül Apartmanı. Alan önüne gittiğimiz an bir kadın ağlayarak isyan etti, "3 çocuğum ve eşim 2 gündür içeride seslerini duyuyorum. 2 gün oldu kimse gelmedi" diye feryat etti.

Bir başka apartman sakini de kızının göçük altında olduğunu aktardı. O sırada gelen AFAD ekiplerini alana çektiler. "Sesimi duyan var mı" diye enkaza seslendi ekipler, çünkü enkaz altındakilerin sesi duyuluyordu. Ancak apartman sakinleri tepki gösterdi, "Kaç gün geçti yanıt verecek sesi kalmadı insanların, neredesiniz" dedi.

Burada insanlar elleriyle enkaz altından sevdiklerini çıkarmaya çalışıyor. Yardım ekibi gelmiyor değil ancak göstermelik çok az. Onlar da güçlerinin yetmediğini görünce gitmek zorunda kalıyor. Elektrik yok, hijyen ürünleri yok, akaryakıt yok, yiyecek-içecek yok. Fakat halk bundan yakınmıyor, "Yemek yemesek de olur enkaz altından yakınlarınızı kurtarın".