9 Ocak 2026 Cuma

Beyazıt'ta Halep eylemi: Direniş kazanacak, işgalciler kaybedecek

Halep'in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik HTŞ saldırılarına karşı gençlik örgütleri, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü'nde eylem yaptı. Eyleme saldırmaya çalışan faşistlere tepki gösteren gençler, polis tarafından işkenceyle gözaltına alındı.

Cihatçı HTŞ çetelerinin Halep'te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarına karşı gençlik örgütleri, İstanbul Üniversitesi'nde eylem yaptı. Öğrenciler Beyazıt'taki Esnaf Yemekhanesi önünde toplandı. Eylemde "Kobanê'den Halep'e direniş kazanacak, işgalciler kaybedecek" pankartı açıldı; "Direniş var teslimiyet yok", "Faşizme karşı omuz omuza", "Katil HTŞ Suriye'den defol", "Yaşasın halkların kardeşliği" ve "Çeteler yenilecek, Kürt, Alevi, Dürzi halkları kazanacak" yazılı dövizler taşındı.

Eylem boyunca "Faşizme karşı omuz omuza", "Bijî berxwedana gelê Kurd", "Bijî berxwedana gelê Rojava" ve "Gençlik burada, Rojava'nın yanında" sloganları atıldı.

Basın metnini okuyan Eylül Lara Sarper, Halep'in Şêxmeqsûd, Eşrefîye ve Benî Zeyd mahallelerine dönük organize saldırılar sonucu 10'dan fazla kişinin yaşamını yitirdiğini, 100'e yakın insanının yaralandığını belirtti. Sarper, "Saldırılar yalnızca silahlı çatışmalarla sınırlı kalmamış; mahallelerin su ve elektrik hatları kesilmiş, çevresi tanklarla kuşatılmış, giriş-çıkışlar kapatılarak siviller fiili bir abluka altına alınmıştır. Bu tablo, açık bir şekilde kolektif cezalandırma ve yıldırma politikasıdır" dedi.

'HTŞ, IŞİD İLE AYNI KAYNAKTAN BESLENİYOR'
 Şêxmeqsûd ve Eşrefîye'nin, Rojava'da gelişen demokratik, kadın özgürlükçü ve halkçı modelin Halep'teki yansımaları oldukları için hedef alındığına dikkat çeken Sarper, "Bugün bu mahallelere yönelen saldırılar, doğrudan halkların kendi kendini yönetme iradesine ve özgür yaşam iddiasına yöneliktir" diye konuştu. 

Saldırıları gerçekleştiren HTŞ ve benzeri yapıların IŞİD'le aynı kaynaktan beslendiğini vurgulayan Sarper, şöyle devam etti: "İsimler değişse de zihniyet değişmemektedir: Erkek egemen zihniyetinin amacı, boyun eğmeyen tüm kadınları yaşamın her alanından silmek, halkların ortak yaşamını parçalamak, farklı kimlikleri zorla tekleştirmek ve bölgeyi sürekli bir korku iklimi içinde tutmaktır. Dün Kobanê'de IŞİD eliyle uygulanmak istenen politika neyse, bugün Halep'te HTŞ eliyle uygulanmak istenen de aynıdır."

'TÜRK DEVLETİ CİHATÇI ÇETELERE CESARET VERİYOR'
Türk devletinin uzun süredir bölgede ve Rojava üzerine sürdürdüğü kışkırtıcı dilinin cihatçı yapıları cesaretlendirdiğini ifade eden Sarper, "Suriye'yi, Rojava'yı ve Halep'i istikrarsızlaştıran bu yaklaşım; halkların barış içinde bir arada yaşama ihtimalini hedef almaktadır. Savaşın derinleşmesi, yalnızca sınırların ötesinde değil; bu coğrafyada yaşayan tüm halklar ve özellikle gençlik açısından yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır" dedi.

'SAVAŞ POLİTİKALARININ BEDELİNİ GENÇLİK ÖDÜYOR'
Savaş politikalarının bedelinin; üniversitelerde geleceksizliğe mahkum edilen gençliğe, işsizliğe, yoksulluğa ve güvencesizliğe kesildiğini belirten Sarper, "Savaşla, abluka ve katliamlarla ayakta tutulmaya çalışılan bu düzene karşı; barışı, halkların eşitliğini ve özgür yaşamı savunuyoruz. Rojava'da ortaya çıkan toplumsal modelin hedef alınmasının tesadüf olmadığını biliyoruz. Çünkü bu model; kadın özgürlüğünü esas alan, halkların birlikte yaşamını mümkün kılan ve Ortadoğu'nun kaderinin değişebileceğini gösteren bir alternatiftir" ifadelerini kullandı.

'DİRENİŞİN OLDUĞU HER YERDE OLACAĞIZ'
Halep'teki ablukanın derhal kaldırılması ve sivillere yönelik saldırıların derhal durdurulması gerektiğini ifade eden Sarper, "Ortadoğu'da işgale, gericiliğe ve savaşa karşı halkların ortak mücadelesi büyütülmelidir. Bizler, bu mücadelenin üniversitelerden sokaklara, kampüslerden Kürdistan'ın direnen mahallelerine uzanan bir hat olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Gençliğin örgütlü mücadelesiyle direnişin olduğu her yerde olacağımızı belirtiyoruz" dedi.

ÇOK SAYIDA GENÇ POLİS İŞKENCESİYLE GÖZALTINA ALINDI
Öğrenciler basın açıklaması yaptığı sırada bir faşist bozkurt işareti yaparak kitleyi provoke etmeye çalıştı. Öğrencilerin duruma tepki göstermesi üzerine polisler, provokasyon yapan faşiste değil öğrencilere saldırdı. Saldırıda çok sayıda genç ters kelepçe ve işkenceyle gözaltına alındı.

Olay sırasında alana gelen ülkücü provokatörlerin devrimci öğrencilere küfür ettiği, polisin de bunu izlediği görüldü.