AVEG-KON: Mültecilerin oturum hakları iptal edilemez
AVEG-KON, Yunanistan'da siyasi mültecilerin oturum haklarının "ulusal güvenlik" gerekçesiyle iptal edilmesine karşı açıklama yaptı. Açıklamada, iltica hakkının aşındırıldığı belirtilerek demokratik kamuoyuna harekete geçme çağrısı yapıldı.
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu,(AVEG-KON) Yunanistan'da siyasi mültecilerin oturum haklarının iptal edilmesi, iltica hakkı ve uluslararası koruma mekanizmalarının aşındırılmasına ilişkin açıklama yayımlandı.
Açıklamada, Yunanistan'da siyasi mültecilere yönelik son uygulamaların keyfi olduğu belirtilerek, iltica hakkının ciddi biçimde aşındırıldığı ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Yıllardır bu ülkede yaşayan, çalışma ve toplumsal hayata katılım sağlayan siyasi mültecilerin, herhangi bir somut gerekçe sunulmadan'ulusal güvenlik' iddialarıyla hedef haline getirilmesi kabul edilemez. İltica hakkı, devletlerin keyfi biçimde geri alabileceği bir ayrıcalık değildir."
'İLTİCA HAKKI HAYATİ BİR HAKTIR'
İltica hakkının savaşlardan, işkenceden, ekonomik ve ekolojik yıkımdan kaçan insanlar için hayati bir hak olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türkiye gibi ifade özgürlüğünün sistematik olarak bastırıldığı, muhaliflerin, devrimcilerin, antifaşistlerin politik faaliyetleri yargı yoluyla bastırılmaya çalışıldığı birçok rapor ile belgelenmiştir. Ülkelerini terk etmek zorunda kalan siyasi mültecilerin, geldikleri ülkelerde de güvensizlik ve belirsizlik içinde yaşamaya zorlanması, insan hakları adına ağır bir ihlaldir."
Sığınma süreçlerine de dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sığınma süreçlerinin bağımsız ve hukuki bir değerlendirme olmaktan çıkarılıp, güvenlik politikalarının bir uzantısı haline getirilmesi; mültecileri potansiyel suçlu olarak gören ırkçı ve ayrımcı bir anlayışı güçlendirmektedir. 'Ulusal güvenlik' kavramının muğlak biçimde kullanılması, siyasi faaliyetleri ve düşünce özgürlüğünü kriminalize etmenin aracı haline gelmiştir."
'ASIL TEHDİT FAŞİZM'
Siyasi mültecilerin toplumlar için bir tehdit olmadığı vurgulanan açıklamada, "Asıl tehdit, mültecileri güvencesizliğe mahkum eden, faşizmi ve ırkçılığı normalleştiren politikalardır. Bugün mültecilere yönelen baskılar, yarın tüm topluma yöneltilecek hak gasplarının habercisidir" denildi.
Mültecilerin onurlu ve güvenli bir yaşam hakkının pazarlık konusu yapılamayacağı belirtilen açıklamada "İnsan hakları örgütlerini, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini ve ilerici kamuoyunu; iltica hakkını savunmaya, mültecilerle dayanışmayı büyütmeye ve sessiz kalmamaya davet ediyoruz" denildi.