3 kentte kayıpların akıbeti soruldu
İHD ve kayıp yakınları, Batman, Diyarbakır ve Hakkari'de yan yana gelerek gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sordu, tüm sorumluların cezalandırılmasını istedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları, Batman, Diyarbakır ve Hakkari'de yan yana gelerek gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sordu, tüm sorumluların cezalandırılmasını istedi.
BATMAN
İHD Batman Şubesi ve kayıp yakınları, 718. hafta eylemini Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirdi. "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" pankartı açılan eylemde, gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı.
31 Ocak 1995'de Kozluk ilçesi Zêdiya köyünde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Mehmet Şirin Maltu'nun hikayesini kamuoyuyla paylaşan Metin Nas, 17 yaşındaki Maltu'nun evinin köy korucuları ve askerler tarafından panzer eşliğinde basıldığını söyledi.
Nas, şöyle devam etti: "Kimlik kontrolü yapan askerler Maltu'yu dışarı çıkardılar. Sabah saat 04.00'e kadar açık alanda işkence gören Maltu'nun çığlıkları duyuldu. Ardından, Maltu'yu alıp götürdüler. Ertesi gün saat 12.00 civarı dört araç eşliğinde elleri, ayakları bağlı ve kafasına çuval geçirilmiş halde köye geri getirdiler. PKK sığınaklarını ve silahlarını göstermesini istediler. Köylüler; Maltu'ya işkence yapıldığını, ayakta duramayacak durumda olduğunu, Maltu'nun PKK ile ilgisinin olmadığını ve sürekli 'bilmiyorum' dediğini belirtmişlerdir. Daha sonra askerler Maltu'yu taşıyarak araca bindirip götürdüler. Aile baskına katılan Bekirhan Jandarma Karakolu ve Kozluk Jandarma Bölük Komutanlığına başvurur. Aileye çocuklarının gözaltında olmadığı söylendi."
'FAİLLER BULUNUP YARGILANMALI'
Aynı tarihlerde Batman Komando Taburu'nda gözaltında tutulan bir kişinin serbest bırakıldığında Maltu ailesine, oğullarıyla gözaltında tutulduğunu söylediğini aktaran Nas, "Savcılığa başvuran aileye soruşturma başlatmak için aile dışından iki şahit göstermesi istendi ama olaya tanık olanlar ağır baskı ortamında şahitlik yapamadı" dedi.
Maltu'dan bir daha haber alınamadığını ve yapılan başvuruların sonuçsuz bırakıldığını belirten Nas, "Gözaltında kaybedilen insanların akıbetlerinin araştırılmasını, faillerinin bulunup yargılanmasını ülke tarihinin karanlık sayfalarına ışık tutulmasını ve bu kara lekenin bir an önce temizlenmesi için gerekli adımların atılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

DİYARBAKIR
İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, 882. hafta eylemini Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirdi. Eylemde, gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı.
4 Ocak 1994'te gözaltına alınıp kaybedilen Fethi Yıldırım'ın hikayesini kamuoyuyla paylaşan Fırat Akdeniz, bir süre tutsak edilen ve ardından askere gönderilen Yıldırım'ın döndüğünde Urfa'nın Viranşehir ilçesinde tarımla uğraştığını belirtti. Yıldırım'ın sonrasında Demokrasi Partisi'nde (DEP) aktif siyasete katıldığını aktaran Akdeniz, "1993 yılı Ekim ayı başlarında DEP yönetiminde yer alan Mehmet Çakı gözaltına alınmıştır. Çakı, gözaltı sürecinin ardından Yıldırım ailesinin evine gelerek, gözaltında tutulduğu süre boyunca kendisine Fethi Yıldırım hakkında sorular yöneltildiğini söylemiştir. Bu sırada Fethi Yıldırım İstanbul'da bulunmaktadır. Bu gelişmeler üzerine abisi Süleyman Yıldırım, kardeşi Fethi Yıldırım'ı telefonla arayarak yaşananları kendisine aktarmış; bunun üzerine Fethi Yıldırım ertesi gün Viranşehir'e dönmüştür" dedi.
Akdeniz, şöyle devam etti: "Yıldırım, 4 Ocak 1994 akşamı Almanya'da ikamet eden arkadaşı Abdo Mutlu'nun Viranşehir'e geldiğini, DEP Yönetim Kurulu üyesi olan Ali Kuran ve Naci Kapancılar ile birlikte Mutlu'nun evine gideceklerini ailesine söylemiştir. Saat 17.30 sıralarında evden ayrılarak Abdo Mutlu'nun evine gitmişlerdir. Burada bir süre bulunduktan sonra Viranşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler tarafından eve baskın düzenlenmiş ve ev sahibi Abdo Mutlu ile birlikte Ali Kuran, Naci Kapancılar ve Fethi Yıldırım gözaltına alınmıştır. Aynı gün saat 23.00 sıralarında serbest bırakılan Ali Kuran, Süleyman Yıldırım'ı telefonla arayarak gözaltına alındıklarını ancak Fethi Yıldırım dışında kendilerinin serbest bırakıldığını bildirmiştir."
Yıldırım ailesinin tüm yetkililere başvurduğunu ancak herhangi bir yanıt alamadığını belirten Akdeniz, Fethi Yıldırım'dan bir daha haber alınamadığını söyledi.

HAKKARİ
İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 208. hafta eylemini Sanat Sokağında gerçekleştirdi. "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartı açılan eylemde, kayıpların fotoğrafları taşındı.
Bitlis'in Tatvan ilçesinde 29 Aralık 1993'de askerler tarafından katledilen Necmi Çaçan'ın hikayesini paylaşan Sibel Çapraz, Çorsin köyüne düzenlenen operasyonda köy halkının zorla meydanda toplatıldığını ve evinden çıkmak istemeyen Necmi Çaçan'ın evine uzun süre ateş açıldığını belirtti. "Akabinde evin önüne gelen askerler, kapıyı açan ve hamile olan eşi Gülşen Çaçan'ı ve çocuklarını darp etti. Necmi Çaçan'ı yerde sürükleyerek evden çıkarmak isteyen askerlere karşı çıkan eşi Gülşen Çaçan ağır biçimde darp edildi. Köylüler ve akrabaları askerlerce gözaltına alınan Necmi Çaçan'ı aramaya çıktı. Ağır işkence görmüş cansız bedeni sabah saat 06.00 sularında kızı Pınar tarafından iki köy arasında bir bölgede bulundu" diyen Çapraz, cenazenin köye getirilmesine uzun süre izin verilmediğini söyledi.
Çapraz, şöyle devam etti: "Necmi Çaçan'ın ağır işkence görmüş bedeni dini vecibeler dahi yerine getirilmeden köylüler tarafından defnedilmek zorunda bırakıldı. Olayın medyaya yansımasıyla konuşmak isteyen görgü tanıkları tehdit edildi. Akabinde Tatvan Savcılığı olayla ilgili olarak yapılan başvuruyu 'kovuşturmaya yer yok' kararı verildi. 20 yıllık zaman aşımı ile dosya faili meçhul bırakılmak istendi. Necmi Çaçan dosyasında sorumluların bir an önce açığa çıkarılıp gereken hukuki cezanın verilmesi için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz."